Tüm Yazılar

Dünya tarihinin en kanlı meydan muharebesi: Sakarya

101 YIL ÖNCE VERİLEN MÜCADELENİN ADI: SAKARYA

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü oldukca süründün, ayağa kalk, Sakarya!

Necip Fazıl Kısakürek’in 1949 senesinde trenle bir Ankara dönüşü Sakarya Nehri’nden esin alarak yazdığı bu şiiri ne vakit duysak, Sakarya Meydan Muharebesi’nde Türk ordusunun yokluk ve imkansızlıkla içinde verdiği o savaşım akıllara gelir. Yücel Arzen tarafınca bestelenen Sakarya türküsüyse tüyleri hep diken diken eder.

“ATATÜRK’ÜN KABURGASI KIRILIYOR”

Tarih 1921 yılının temmuz ayı. Yunanlılar Kütahya-Eskişehir muharebelerinde elde ettikleri başarının vermiş olduğu moral ve motivasyonla ve İngilizlerin desteğiyle Anadolu’ya ilerlemek istiyor, Ankara’ya ulaşmayı hedefliyorlardı. Kurtuluş Savaşı’nda olan Türk ordusu bitkin, birazcık da moralsizdi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde cephe faaliyetleriyle ilgilenirken üzücü bir kaza da geçirmiş, atın ürkmesi sebebiyle düşerek bir kaburga kemiğini kırmış, tedavi olmak suretiyle Ankara’ya dönmek mecburiyetinde bırakılmıştı. Sadece iyileşmeden tekrardan muharebeye katılmıştı. 

23 AĞUSTOS – 13 EYLÜL 1921 TARİHLERİNDE YAŞANANLAR…

Türk ordusu, Sakarya Meydan Muharebesi’yle Kurtuluş Savaşı içinde bulunan en mühim savaşlardan birine giriyordu. Tarih 23 Ağustos 1921’di. Yunanlıların amacı Kütahya-Eskişehir Savaşı’nda olduğu benzer biçimde, Türk ordusunun sol kanadını çember içine alarak yok etmek ve Ankara’ya ulaşmaktı. 23 Ağustos 1921’de Türk müdafa hattı önünde hücum düzenine giren Yunanlılar, 24 Ağustos’tan itibaren iki kolordu ile Türk sol kanadına saldırmaya başladılar. 31 Ağustos’ta Yunan ordusunun saldırılarında gerileme görüldü. Yunan ordusu 7 Eylül’den itibaren sol kanattan kuvvetlerini çekmeye başladı. Ondan sonra 13 Eylül 1921 tarihinde Sakarya doğusundaki arazi, Yunanlılardan geri alındı.

22 GÜN 22 GECE SÜRDÜ

Ülkemizin bağımsızlık mücadelesindeki en mühim dönüm noktalarından Sakarya Meydan Muharebesi Polatlı’da, Haymana’da, Ankara’da başladı. Ankara, 22 gün 22 gece süresince devam eden tarihin sayfalarına sığmayacak destansı bir mücadelenin simgesi oldu. 22 gün ve gece devam eden bu harp, 100 km uzunluğunda bir alanda cereyan etti. Yunan ordusu, Ankara’nın 50 km kadar tanıdığından geri çekildi. Bu harp dünya tarihinin en uzun ve kanlı meydan muharebesi olarak tarihe geçti.

Kuşkusuz Türk halkının dirayeti ve desteği olmasa ordu kim bilir bu kadar mücadeleci olamazdı. Tekalif-i Milliye emirleriyle Türk milleti varını yoğunu ortaya koyuyor, orduya destek olmak için elinde avucunda ne var ise veriyordu. Türk halkı muharebede tüm varlığıyla mücadelenin içindeydi. Türk ordusunun Sakarya Meydan Muharebesi’ni kazanması Yunan dış politikalarında da köklü değişikliklere sebep olmuş, Sakarya’dan sonrasında Yunanlıların “Ankara’nın alınması” ve “Büyük Bizans’ın kurulması” benzer biçimde düşleri Sakarya’nın sularına gömülmüş oldu.

ATATÜRK’E GAZİ ÜNVANI VE MAREŞAL RÜTBESİ VERİLDİ

Sakarya zaferinden sonrasında Başkomutan Mustafa Kemal’e 19 Eylül 1921 tarihinde gazi unvanı ve mareşal rütbesini verildi.

Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından, Türk bağımsızlık harbinin dönüm noktası olan Sakarya Meydan Muharebesi’nde 5 bin 713 şehit, 18 bin 480 yaralı, 828 tutsak ve yitik verdi Türk ordusu. Muharebe, şanlı ordumuzun büyük zaferiyle sonuçlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu